Kambocya ve Bitmeyen Maceralarim

 In Maceralar

Son yazimi 3 Agustos 2017‘de yazmisim. Bu zamana kadar da yasanmadik sey kalmadi diyebilirim. Bu yazimda Kambocya ve Bitmeyen Maceralarim hakkinda yazacagim. Nereden baslayacagimi, ne kadarini anlatabilecegimi ben de bilmiyorum inanin. Ama bir noktadan baslamak lazim tabi.

Kisa Bir Ozet

Ekim 2017 civarinda ilk ise basladigim mekandaki bir arkadasimla beraber karar alarak kendi mekanimizi acalim dedik. Bu benim icin en buyuk adimlardan biriydi cunku, isletme, finansal mevzular, ne nerden bulunur, ne nasil hesaplanir, en hizli para ustu verme yontemi nedir gibi en basitinden en karmasigina hic birsey hakkinda bilgim yoktu. Elbette Koh Rong’da bir mekan acmak inanilmaz pahali oldugu icin karsimizdaki kucuk adada yani Koh Rong Samloem adasinin M’pay Bay adli koyunda bir guesthouse actik.

Hem duvarinda kocaman bir ahtapot cizili oldugu hem de Ekim ayinda actigimiz icin adini da Octo Guesthouse koyduk. Mekanin alisverisleriydi, hazirligiydi ugrasirken bir de baktik ki bilgisayarim bozulmus. O sirada en fazla Facebook sayfasindan kisa da olsa bilgi verebilmistim hatirlarsaniz. Guesthouse olarak actigimiz binanin satilma ihtimali vardi ama sadece bir ihtimaldi. Biz de sansimizi denemek istedik. Mekani actiktan yaklasik 3-4 ay sonra bina satildi. Ama tabi ki bu arada oldukca fazla sey ogrenip kendimi gelistirme sansim oldu. Bir suru guzel insanla tanistigim gibi bir sur sacma sapan insanla da tanistim elbette.

Kambocya ve Bitmeyen Maceralarim

Mekan satildiktan sonra yapacak bir sey yok bari Koh Rong’a geri doneyim, en azindan bilgisayar alacak kadar para biriktirip DJ olma yolunda emin adimlarla ilerlerim derken Koh Rong’da olmadigim 6-7 ay icerisinde ortaligin ve insanlarin oldukca degistigini fark etmem ve aci gerceklerin suratima carpmasi bir oldu. Biraz ara verdikten sonra insanlarin gercek yuzlerini gormek daha kolay oldu heralde, emin degilim. Ilk olarak adadaki turk sayisi daha da artmisti. Bildigin Istiklal Caddesi’nde yurur gibi hissediyordum kendimi. Herkes turkce konusuyor, ben de orayi ziyarete gelen turist gibiydim.

Bir kac gun sonrasinda adadaki turk isyerlerinin sacma bir sekilde irkcilik yapmaya basladigini ogrendim. Kiminle konussam “Yok biz turklerle calismiyoruz” demeye baslamisti. Acik soylemek gerekirse bu gercekten buyuk hayal kirikligi olmustu benim icin. Turklerin turklerle calismadigini goren diger mekan sahipleri de, o zaman biz niye turk alalim ki kendi halki bile kabul etmiyor gibi bir kafaya girmis anladigim kadariyla. Diger yandan Koh Rong’un asil olayi parti adasi oldugundan, gelen herkes uyusturucu, alkol, parti vs derken tamamen dagitanlar oldugu icin adanin gozumdeki yeri hizli bir dususe gecti. Simdi turk is sahipleri, turk haricinde herkesi calistirdiklari icin sacma sapan bir suru sorun yasiyorlar ama umrumda degil, kendi yarattiklari sorunu kendileri cozsunler. Bu sacma tavirlari yuzunden de butun turkler birbirlerine girmeye baslamislar duyduguma gore.

Bir kac gunluk tatilden sonra adadaki isci sinifi arasinda en kotu une sahip mekanda ise basladim. Acikta kalmaktan iyiydi de Rusya’dan Turkiye’ye getirilip, pasaportlarina el konularak seks iscisi olarak calistirilan sanssiz kadinlari cok iyi anliyorum artik. 3 aylik bir kolelik surecinden sonra bu artik boyle gitmeyecek diyerek adadan ayrildim. Once Kambocya’nin basketinde bir is gorusmesi ayarladim. Oldukca ust seviye bir restoran/otel grubu dijital pazarlama uzmani ariyordu. Isin guzel kismi aradiklari butun ozellikler tutuyordu ve daha da guzeli $2000 civarinda bir maastan bahsediyorduk.

Bu tarz durumlarda her zaman dedigim gibi olamayacak  kadar iyi bir teklifti bu. Kesin bir bokluk cikacak dedim ve hayatimda ilk defa ingilizce is gorusmesine girecek olmanin heyecaniyla kapidan iceri girdim ama benim ingilizcem, is gorusmesi yapan fransizlardan daha iyiydi. Sonrasinda ogrendim ki, sadece maas veriyorlar. Bilgisayar, is sozlesmesi, calisma izni, yemek, yol parasi  hic bir sey yok. “Hah simdi oldu!” diyerek iceri girdigim hizla disari ciktim. Her sey bir kenara zaten bilgisayar yokken calisamam. Daha en basinda patladi konu anlayacaginiz.

Sonrasinda ise zorlu bir karar verme surecine girdim. Fark ettim ki kurdugum bazi hayaller gercek olmayacak kadar tozpembeydi. DJ olup, buyuk partilerde calmak, bu sayede dunyayi gezmek vs daha bilgisayar veya DJ controller yokken gerceklesemeyecek kadar uzak hayallerdi. Turkiye’ye geri donmek ise yapmak istemedigim seylerin basinda geldiginden, yerlesik hayata gecmeye ve gezip tozmayi bir sureligine askiya alip, duzgun bir hayat kurma karari aldim.

Artik 35 yasinda olmam ve her seferinde sifirdan baslamak yeterince fazla yormustu beni. Duzgun bir hayat kurmak, kendi isimin sahibi olmak, evimin erkegi olmak ve belki ileride cocuklarimin olmasi beni diger hayallerden daha fazla heyecanlandirmisti. Ustelik kendi isim oldugunda hala gezmek icin imkan ve vakit ayirabilirdim. Bu sirada guesthouse actigim adaya yani Koh Rong Samloem’e geri dondum. Eski calistigim mekanin ortagi(kendisine abi diyorum uzun suredir) restorani aciyorum ben, gel beraber calisalim dedi. Yaklasik 4-5 aydir restoranda calisiyorum. Su anda da mekani direkt olarak ben isletiyorum. Isin daha guzel kismi ise, duzenli bir hayat kurma karari alip, icerisine girdigim depresyondan ciktiktan kisa bir sure sonra hayatimin askiyla tanistim. Her sey yolunda giderse 5-6 ay icerisinde de hayatlarimizi birlestirip cok daha mutlu ve huzurlu bir hayata yelken acacagiz.

Her ne kadar Kambocya ve Bitmeyen Maceralarim desem de bunu olumsuz olarak algilamayin. Buraya zaten bu maceralar icin geldim aslinda. Ve onumde yasayacagim bol bol macera var ve hepsini sizlerle de paylasacagim.

Recent Posts