Koh Rong Macerasının Onuncu Günü

 Kategori : Maceralar

10 gün hangi ara geçti gerçekten farkında değilim. Gerçi ilk 3-4 günün sadece jetlag ile geçtiğini düşünürsek 10 gün büyük bir rakam değil tabi ama 3 ay geçtiğinde de hangi ara geçti diyeceğim kesin. Neyse gelelim Koh Rong macerasının onuncu günü izlenimlerine.

Bu yazımda ada hakkında öğrendiğim bir kaç yeni şeyi ve dün gittiğim parti hakkında ufak tefek bilgiler paylaşacağım. Tamamen farklı bir dünya olduğu için sürekli yeni bilgilere maruz kalıyorsunuz burada zaten.

Gecko

Ada baştan sona geckolar tarafından ele geçirilmiş durumda. Bu kadar fazla böcek ve sinek olunca hayatta kalmak ve çoğalmak kolay oluyor tabi. Geckolar aslında bizim köygöçeren/evgöçeren dediğimiz kertenkele türü. Asyada bulunan tipler biraz daha farklı görüntü olarak. Küçük olanlar üstünüze tırmanabiliyor bazen ve üstünüzde kalmaları güzel bir şey çünkü fazla böcek gelmesini engelliyorlar. Sadece orta boy geckoların çıkardığı bir ses var. İsimleri de bu sesten geliyor herhalde çünkü bildiğin gecko diyorlar. Orta boy demişken kuyruğuyla birlikte 1 metre civarında olan geckolar da görülmüş adada.

Khoh Khcol

Khoh Khcol bizim bildiğimiz şişe çekme tedavisi aslında. Öksürük, nezle, grip gibi durumlarda yapılıyor. Bizdeki gibi hacamatlı versiyonu da var burada ama sanırım daha ileri seviye rahatsızlıklar için yapılıyor. Uygulama şöyle yapılıyor. Omurgadan başlayıp bütün kaburgalar arasında kalınca bir katman tiger balm sürüyorlar. Sonrasında da bozuk para veya genel kullanımda olduğu gibi tiger balm’ın kapağıyla omurgadan kaburganın sonuna kadar tiger balm üstünden sertçe bastırarak geçiyorlar.

Bu kalın katman hem deri tarafından emiliyor hem de orada kirli kanın toplanmasına yardımcı oluyor. Kimin yaptığına göre işlem can yakıcı olabiliyor ve işlem sonrasında da Guantanamo‘dan kaçmış gibi gözüküyorsunuz. Her şey için tiger balm kullanıldığını düşünürsek bir sürü daha farklı uygulama şekli göreceğim sanırım.

Sigara

Burada tütün bulmak oldukça zor. Karada nereye gitmeniz gerektiğini biliyorsanız çok ucuza bulabiliyorsunuz ama her şekilde uğraştırıyor. Adada bol bol sigara var. En çok Winston ve Camel içiliyor. Tütünüm bittiği ve Camel fazla ağır geldiği için Winston içmeye başladım. Paketi 1$ civarına alabiliyorsunuz sanırım ama karton almak her zaman daha ucuza geliyor. Diğer yandan burada bir aralar Türkiye’de de olan paket biriktirme kampanyası var. 4 Camel paketi götürürseniz 1 paket hediye ediyorlar.

Police Beach ve 4.20 Partisi

10 gün sonrasında nihayet ilk kez bir partiye katılabildim. İlk katıldığım partinin de 4.20 olması ayrıca güzel oldu. Burada içmek serbest olduğu için tabi bu tarz özel günler daha büyük partiler şeklinde kutlanıyor. Şu an ada nispeten sakin olduğu için partide durduğum sürede en fazla 100 kişi gördüm ama her insan ayrı ayrı renkli ve güzeldi. Arkadaşlarla denk gelemediğim için yeni arkadaşlar edinmek için güzel bir fırsat olduğunu düşünerek bir kaç kişiyle tanıştım ve beraber takıldık bir süre. Oldukça keyifli geçti gerçekten. Ne tartışma çıktı ne de bir olay çıktı.

Türkiye’de dert, tasa ve siyaset konuşmaya o kadar dalmışım ki bundan habersiz bir insanla konuşmaya çalışırken konuşacak bir şey bulamadığımı fark ettim. O yüzden yeni tanıştığım arkadaşlarla konuşurken sohbetler hep parça parça ve kısa geçti maalesef. Zaten İngilizce konuşmaya çalışmak yeterince zorluyorken bir de böyle tıkanıp kalmak daha da kötü. Sanırım bunu aşabilmek için konuşulabilecek şeyler listesi hazırlayacağım ki uyum sağlamam kolay olsun.

Ben parti başlamıştır diye 1 saat erken gidince 4-5 saat sonrasında orada duramayacak hale gelmiştim zaten. Daha tropik iklime tam olarak alışamamışken bünyeyi fazla zorlamak da istemedim açıkçası. Vücut direncini fazla düşürmemek lazım. Aşağıda da telefonla çekebildiğim 3 tane fotoğrafı paylaşıyorum Police Beach’ten. Oldukça güzel ve temiz bir plaj.

Koh Rong Macerasının Onuncu Günü

Sonuç olarak şu an için her şey yolunda. Buraya gelmem için destek olan herkes adına bir şeyler yapıp kulaklarını çınlatıyorum. Yarın sabahtan itibaren kalkış saatimi 05:30 olarak düzenlemeye ve sabahları ufak bir koşuyla başlayıp biraz spor yapmaya karar verdim. Vücut direnci burada gerçekten çok önemli. Ayrıca spor yapınca yemek yeme alışkanlığımı da geri kazanacağımı düşünüyorum. Her şekilde kilo veriyorum bari yanına biraz da spor ekleyip sağlıklı hale getireyim.

Yeni yazılarda görüşmek üzere, kendinize dikkat edin.

Son Delirmeler