Koh Rong : Madalyonun Öbür Yüzü

 In Maceralar

Önceki yazımda bahsettiğim konular çoğu kişi için fazla karamsar bir tablo çizmiş. Açıkçası istediğim tam olarak buydu. Koh Rong : Madalyonun Öbür Yüzü gibi bir başlık seçmemin sebebi olaya biraz daha gizem katmak ve bütün olayları burada bağlayacak olmam.

Beklentiler

Önceki yazımı okuyan çoğu kişinin, yazıyı güzel haber beklentisiyle okumaya başladığını tahmin edebiliyorum. Aslında önceki yazımda bir döngüyü kırmak istedim. Eskiden hayal kurarken o kadar tozpembe tablolar çizerdim ki sonrasında doğal olarak hiç birini elde edemezdim. Hayatımın geri kalanında koyu bir pesimist olarak takılıp en kötüsü gerçekleşmediğinde de bundan mutlu olarak, ikizler burcunun kusursuz bir temsilcisi olduğumu çevremdeki insanlara kanıtladığımı düşünüyorum. Sonrasında ortasını bularak detayları daha iyi analiz edip gerçekleştirilebilecek hayaller kurmaya başladım.

Hayatında değişiklik yapmak isteyen çoğu insanın yaptığı en büyük hata her şeyin daha iyi olacağına kendini inandırmasıdır. Sonrasında başına gelen veya tanık olduğu ilk kötü olayda bütün ipleri bırakıp önceki rahat alanına geri dönmek ister. Yazımı okuyup buranın güzel bir yer olduğu fikrinden vazgeçen çok kişi olduğundan eminim. Göreceksiniz ki işler öyle değil aslında.

Doğanın Güzelliği

Doğa elbette inanılmaz. En azından doğa var. Betonlar içerisinde yaşamıyorsunuz burada. Doğa her an gücünü hissettiriyor zaten. Her rengi görebileceğiniz eşsiz bir güzellik var burada. Sadece sahildeki hamaklara uzanıp bulutlara bakmanız yeterli ömrünüzü burada geçirmeye karar vermeniz için. Yüzerken durup etrafınıza bakıp bulutlarla okyanusun birleştiğini gördüğünüzde gözleriniz doluyor.

Yağmur yağarken bulutların aldığı şekiller, yıldırımlar, gök gürültüleri, gün doğumu ve batımları, gelgitler ve denizin gücü, gece parlayan planktonlar, yıldızlar vs vs her şey o kadar mükemmel ki insanın aklını yitirmemesi çok zor. Bunların ancak bir kısmının fotoğrafını çekebildim ama Instagram hesabımdan hepsini görebilirsiniz.

Ada Yaşantısı

Her gün 7 saat çalışıyorum. Haftada 1.5-2 gün iznim var. Yemeğimi, odamı, içeceğimi veriyorlar ve üstüne bir de maaş almaya başladım. İstediğim zaman sigaramı veya biramı içebiliyorum. Çalışmadığım her an tropik adada tatil gibi geçiyor. Adayı gezip fotoğraf çekiyorum, spor yapıyorum, yüzüyorum. Çalışan olduğum için turlara, partilere ve her türlü etkinliğe ücretsiz katılabiliyorum. Çoğu mekanda çalışan olduğum için ekstra indirimden faydalanıyorum.

Tamamen özgürüm. Ne kıyafetime, ne saçıma sakalıma, ne içtiğime, kiminle takıldığıma kesinlikle karışan yok. Başkasının özgürlüğüne müdahale etmediğiniz ve iyi bir insan olduğunuz sürece burada kimse size bir şey yapmıyor veya demiyor. Özet olarak daha ne olsun diyebiliriz sanırım.

Koh Rong : Madalyonun Öbür Yüzü

Evet önceki yazım sadece hayatında bazı şeyleri değiştirmek isteyen kişileri kafamıza işlenen klişelerden kurtarmak için oynadığım bir oyundu. Hayatınızı değiştirmek için yapacağınız planlarda karşılaşabileceğiniz kötü olayları da hesaba katmanız ve kendinizi buna hazırlamanız gerekiyor. Bu, olay yaşandığı sırada panik yapmanızı da engeller.

Koh Rong’a gelmek için hazırlık yaptığım dönemde süreci bilen arkadaşlara zaten önceki yazılarımda bahsettiğim çoğu şeyi yaşayabileceğimi anlatmıştım ve bunu dinlerken hepsi ufak bir şok geçirmişti zaten. Bunların büyük çoğunluğunu bilerek buraya gelmem bana çok şey kattı açıkçası.

Hepsi bir kenara tropik bir adada yaşamak ve Türkiye’den ayrılmak 7 yıldır yapmak için yanıp tutuştuğum ve bunu yapabilmek için uğrunda her türlü bedeli ödediğim bir şeydi. Tekrar söyleyebilirim ki Koh Rong’a yerleşmek hayatımda verdiğim en doğru karar ve bu süreç hayatımda yaptığım en başarılı proje benim için.

Recent Posts