Tropik Adada Hayatta Kalmanın Yolları

 In Maceralar

Bugün adadaki dördüncü günüm. Artık tropik adada hayatta kalmanın yolları hakkında gerekli temel bilgileri edinebildim. Aslında edinilmesi zor bilgiler değil sadece insanlarla konuşmak gerekiyor. Bir kısmı uzun süredir burada kaldığı için onlara normal geldiğinden sormadan öğrenemeyeceğiz şeyler var.

İçme Suyu

Dün sabah kalktığımda bacaklarım oldukça kasılmıştı. Tuvalette squat çalışmak ve kumda yürümek iyi geldi herhalde güzel güzel kas yapıyorum diye düşünüyordum. Ama asıl olay çok farklıymış. Buradaki içme suyu ve sodalarda hiç mineral yokmuş. Mineral eksikliği nedeniyle de kol ve bacaklarda kasılmalar ve kramplar başlıyormuş bir yerden sonra. Yoğun nem ve sıcak nedeniyle şu an günde 4 litreye kadar su içiyorum otomatik olarak ama mineral eksiliği için yanında günde 1 adet magnezyum ve kalsiyum ilacı almak gerekiyormuş. Demineralize su içmenin etkilerini linkten okuyabilirsiniz.

Sivrisinekler

Sivrisinekler sadece gece geliyor. Güneşin batmasıyla tam anlamıyla vampir gibi saldırıya geçiriyorlar. Isırıkları haliyle acayip kaşıntı yapıyor. Bu arkadaşlar genelde bacak ve ayaklara doğru saldırıya geçiyor. Kaşıntı sebebiyse elbette alışkın olmadığımız bakteriler. Bu aslında ciddi bir sorun. Özellikle de gece uykunuzda çok kaşınan biriyseniz. Bu ısırıkları kaşıyarak yaraya çevirirseniz süreç ekosistemin ikinci aşamasına geçiyor ve gündüz karşınıza çıkan her karasinek bu yaralardan bir ısırık alarak sizi kum ve kum sineklerine hazırlıyor. Kaşıntıyı engellemek için coco oil veya tiger balm kullanmanız yeterli.

Kum Sineği

Kum sineği denen bir arkadaşımız mevcut. Bu arkadaş da ayrıca yorucu ve uğraştırıcı. Korunmanın tek yolu özellikle akşam vakitlerinde uzun paçalı ve uzun kollu kıyafetler giymek. Zaten sivrisineklerden de korunmak için bunları giymeniz gerekiyor. Çoğu odada cibinlik olduğu için doğru kullandığınız takdirde çok fazla sıkıntı yaşamıyorsunuz. 4 gündür gayet rahat uyuyorum bu sayede.

Yatak Böceği

Bizi besin olarak gören bir diğer canlı ise maalesef yatak böceği. Son zamanlarda özellikle ABD’de hızla yayılmış bir arkadaş olduğu için üzerine bir çok araştırma yapılmış. Oldukça zorlu bir rakip kendisi ve ısırıkları da oldukça zorluyor. İşin kötü yanı spesifik bir bölge seçmiyor ısırmak için. Neresi denk gelirse. Kurtulması da oldukça zor. İlaçlama falan çok işe yaramıyor. Tüm kıyafetlerinizi, çarşafınızı vs kaynar suda yıkamanız belki biraz kolaylaştırır ama sonrasında imkan varsa odayı da değiştirmek gerekiyor. Ben şu ana kadar yatak böceğiyle karşılaşan tek kişi gördüm. Yani çok yaygın bir durum değil.

Tropik Adada Hayatta Kalmanın Yolları

Ben bunların hepsini göze alarak geldiğim için şu an durumdan şikayetçi değilim. Zaten kamp yapmayı çok seven biri olduğum için genelde börtü böcekle çok sık uğraşırdım ama elbette tropik ada farklı bir sınav. Buraya gelmeden önce ayakkabı ayağıma vurduğu için ufak bir yara vardı ayağımda. Aslında sadece bir sıyrıktı ama riske atmak istemedim. Bu tarz durumlarda hemen pansuman yapıp en kısa sürede yarayı iyileştirmeniz gerekiyor yoksa çok acı verici sonuçları olabiliyor.

Dün ilk defa şampuan ve duş jeliyle duş alabildiğim için kendimi biraz daha insan gibi hissediyorum bu yüzden şu an keyfim daha da yerinde. Yakında iş-güç mevzuları da kesinleşince çok daha rahat edeceğim. Diğer yandan nem o kadar yüksek ki acıktığını anlamıyorsun. Şu an günde 2 öğün falan anca yiyorum. Çok su içtiğim için o da tıkıyor tabi. Şu ana kadar sanırım 3-4 kilo verdim. Buraya gelirken 76-77 kilo civarındaydım. Bakalım nereye kadar inecek. 🙂

Diğer yandan bugün bütün ada Türkiye’yi merak ediyor. Burada yeterli sayıda Türk olmadığı için sadece Tayland’da oy verilebiliyormuş o yüzden adada kalan kimse oy kullanamamış. Aklımız ve kalbimiz sizinle. Hayır’lı bir pazar olmasını diliyoruz.

Recent Posts